Sevim
Burak (Yazar)
Sevim Burak, 1931
yılında İstanbul’da doğdu. İlköğretimini Nakkaştepe 45. İlkokulu’nda
yaptı. Alman Lisesi’nin orta bölümünü bitirdikten sonra çalışmaya
başladı.
Mankenlik, terzilik,
kitapevlerinde tezgahtarlık yaptı. Bir ara kendi kurduğu giyimevini
yönetti.
1951’de Yeni İstanbul
Gazetesi’nde çıkan ilk öyküsü Büyük Günah, gazetenin katıldığı Dünya
Hikayeleri Yarışmasında ilk altı içine girdi. Daha sonra, bazı
hikayeleri Ulus ve Milliyet Gazeteleri ve Yenilik Dergisi’nde
yayımlandı.
‘İlk ciddi eserim’
dediği Yanık Saraylar, 1965 yılında basıldı. Çektiği ilgi ve yarattığı
tartışmalarla yılın edebiyat olayı sayılan kitaptaki öykülerde, Selim
İleri’nin nitelemesiyle ‘Meydan savaşlarının kılıç artıkları,
Bağlarbaşı-Kısıklı tramvayları, Tevrat, günah dolu sahneler, çocuk
kalmış kadınlar, mutsuz ve alkole sığınmış diğer kadınlar, yakışıklı
fakat acımasız erkekler kol geziyordu. Biraz aristokrasi, biraz soylu
düşkünlük, bir hayli de piyasa romanı mutsuzluğu. Sevim Burak’ta
olağanüstü duyarlı, bambaşka incelikli bir yapıya kavuşmuştu.
Asım Bezirci, bilinç akımının başarılı öerneklerinden saydığı kitapta,
yazarın simgeler ve alegoriler çerçevesinde hareket ettiğini söyledi.
Bezirci’&ye karşı çıkan Murat Belge, Sevim Burak’ın simge ve alegori
gibi edebiyat terimleriyle uğraşmayacak kadar başına buyruk bir sanatçı
olduğunu söyleyerek, hikayeleri için şu değerlendirmeyi yaptı. ‘Somut
gerçeklere dolaysızca bağlı, düşsel yaşantı düzeyinde kalan
fantaziler...’
Yanık Saraylar’dan sonra uzun bir süre suskunluk dönemine giren Sevim
Burak, 1982’de Sahibinin Sesi adlı bir oyun ve Afrika Dansı adlı bir
öykü kitabı yayınladı.
Lavanten kültürünün ruhunu yansıtan yapıtları ve ayrıksı kişiliğiyle
1950’den 80’li yıllara kadar en ilginç yazarlardan biri olan Sevim
Burak, kalp ameliyatı olmak üzere yattığı hastanede ameliyat olamadan 31
Aralık 1983 yılında hayata veda etti. 5 Ocak 1984’de Nakkaştepe
Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Son yazdıkları: Everest My Lord/İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar adıyla
ölümünden sonra basıldı. Oğlu Karaca’ya yazdığı mektuplar Mac I’e
mektuplar’da toplandı (1991). Sağlığında sahnelendiğini göremediği
oyunları, farklı yorumlarla çeşitli tiyatrolar tarafından defalarca
sahnelendi...
Önceki Sayfa