Mihri
Hanım (Mihri Müşfik)
İlk Türk kadın ressamı
olan Mihri Hanım, 1885 yılında doğdu. Bembeyaz tenli, siyah saçlı, mavi
gözleri ile etine dolgun, çekici ve değişik bir güzeldi. İlk kültürünü
evlerine gelen özel öğretmenlerden aldı. Batılı kadınların hayatına
özenen ve bunda bir Batılı kadın gibi başarılı olduğunu sanan kadınlar
arasında, yerini buldu. Genç kızlık çağına geldiği zaman, Avrupa'dan
İstanbul'a gelen operetçileri, müzisyenleri izler, o devirde Türk
kızları için yadırganan biçimde dekolte giyinir ve alafranga hayata
içten tutkusunu, her hareketi ile belirtirdi.Aslında, çapkın bir babanın
güzel ve biraz da âşık ruhlu kızıydı. O da babası gibi, hayatını neşe ve
zevk içinde geçirmeye meyilli idi. Bir ara, Bursalı Selami Paşa'nın oğlu
hariciye memuru olan
Müşfik Bey'le devam ettirdiği bohem hayatını, evlenmek suretiyle
sürdürdü. Bu nedenle, Mihri Müşfik adıyla da tanınmıştır.
Roma'da tabloları ile yaşantısı sırasında, belki de Danonçiyo'nun
delaleti ile, Vatikan Müzesi'ne bir tablosu bile konuldu. Hatta,
Papa'nın bir portresini yaptı. Papa , ilk defa bir kadın ressama poz
veriyordu. Bütün bunlar, meşhur Danonçiyo'nun özel dostluğunun eseri
idi.
Mihri Hanım, aynı zamanda, bir salon kadınıydı. İttihat ve Terakki
Partisi büyüklerinden çoğu ile dostluğu vardı. Hıristiyan kadınları
gibi, erkeklerle içki masasına oturması garip karşılanmış ve
İttihatçıların memleketten kaçmasından sonra, kendisi de Roma'ya, daha
sonra Paris'e giderek resim yapmakla yaşantısını sürdürmüştür. Paris'te
atelyesi vardı. Ancak Paris'teki hayatı, çok israflı geçmiş ve
tablolarının geliri borçlarını kapatamadığından, sıkıntı çekmiştir.
Hayatının son yıllarını Amerika'da geçirmiş, zengin kişilere, özel resim
dersleri vererek ömrünü tamamlamış, çalışma gücünü kaybettikten sonra,
sefalet içerisinde, sanat ve gerçek dünyamızdan göçmüştür.
Önceki Sayfa