HAMİYET YÜCESES
1915 yılında İstanbul,
Etyemez'de dünyaya geliyor Hamiyet Yüceses. İlk olarak, henüz yalnızca
on bir yaşındayken sahneye çıkıyor Burhaniye'de. Tam beş yıl sonra da,
yani on altı yaşındayken İstanbul'da sahneye çıkmaya başlıyor.
İstanbul'da sahneye çıkmasından bir sene sonra da "Türkiye Ses
Kraliçesi" seçiliyor.
Artık bütün yollar açılmıştır Hamiyet Yüceses'in önünde. Kolaya kaçmak,
açılan kapıları bir bir dolaşıp önüne serilen maddi imkanları kolunu
kıpırdatmadan toplamak imkanı varken, zor olan yolu seçiyor sanatçı. On
bir yaşından beri sahnelerdedir, üstelik de ses kraliçesi seçilmiştir
ama bu ona yetmez. Selahattin Pınar, Saadettin Kaynak, Şerif İçli ve
Artaki Candan gibi, Türk Sanat Müziği'nin en önemli insanlarından ders
almaya başlar.
Ülkemiz müziği için yaptıkları tartışılmaz olan bu isimler, Hamiyet
Yüceses'i Hamiyet Yüceses yapacak bütün incelikleri bir bir vermeye
başlarlar sanatçıya. Bunun meyveleri de hemen alınmaya başlanır.
Sanatçı, Artaki Candan'ın idaresindeki dönemin en önemli firmalarından
Sahibinin Sesi ile anlaşır.
"Ninniler Söyleyip Avuttun Beni" adlı ilk 78'lik plak 1933 yılında
yayımlanır. Sonra da diğerleri çıkar arka arkaya. Plakların satışı ile
sahne çalışmalarının başarısı birlikte sürer gider; kimi zaman biri,
kimi zaman da diğeri öne çıksa bile, birbirlerini tamamlayarak ve biri
olmadan diğeri hiç olmayarak devam edip gider bu işler.
Dönemin en önemli mekânlarında sahneye çıkar Hamiyet Yüceses. Bütün
gazinolar, bütün bahçeler onun peşindedir. Gazino programları yapılırken
planlanırken ilk o düşünülür. Herkesin listesinin en tepesinde o vardır.
Ancak o başkası ile anlaşmış ve artık yapılacak bir şey kalmamışsa diğer
isimlerin kapıları çalınmaya başlanırdı. Hamiyet Yüceses'i, o kış ya da
o yaz gazinosuna çıkartmaya razı edememiş gazinocular "artık bir başka
sefere" deyip, listede Hamiyet Yüceses'den sonra yer alan isimlere
başvurmaya başlarlardı.
Sahibinin Sesi'nden sonra Columbia'ya ondan sonra da Odeon'a geçer
Hamiyet Yüceses. 1938-1955 arasını ise Hem Odeon hem de Sahibinin Sesi
ile aynı anda birlikte çalışarak geçirir.
En kıyamet kopartan iki plak da bu döneme denk gelir. 1948 yılında
"Bakmıyor Çeşmi Siyah"ı kaydeder Odeon için, ancak Hacı Arif Bey'in
varisleri ile çıkan anlaşmazlıklar sonucu plağın çıkışı 1950 yılına
kalır. Hafız Burhan ile tanıştığı yıllar öncesinden beri sahnelerde
söylemekte olduğu "Makber"i ise ancak 1955 yılında plak yapar Hamiyet
Yüceses. Ve bu iki plağın başarısı üst üste gelir ve tam anlamı ile yer
yerinden oynar.
60'lı yıllar ile birlikte 45'likler de girmeye başlayınca hayatımıza;
Odeon, 78'lik olarak neredeyse her eve bir tane girmiş olan "Makber" ve
"Bakmıyor Çeşmi Siyah"ı 45'lik olarak da basar. Efsane böyle de sürmeye
devam etmiştir. 70'li yılların hemen başında, Hamiyet Yüceses, günümüzün
en önemli firma sahiplerinden Şahin Özer'in babasına ait olan Batı Plak
ile anlaşır. "Makber" bir kere daha buradan yayımlanır. Ama yalnızca bu
değil; "Sensiz Kalan Gönlümde" ve "Arım Balım Peteğim" gibi günün en
popüler şarkılarını da buraya plak yapar sanatçı. 70 ortalarında ise
İstanbul Plak'a geçer ve son durak da bu firma olur. "Hamiyet '80" adı
verilen son albüm 1980 yılında bu firma tarafından yayımlanır.
Önceki Sayfa