Bilge
Olgaç
İlk Kadın Yönetmen
Türkiye'nin hem ilk, hem
de en çok film çeken kadın yönetmeni olan Bilge Olgaç, 1940'da,
Kırklareli, Vize'de doğdu. Orta öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemaya
1962'de yönetmen Memduh Ün'ün asistanı olarak başladı. Başka
yönetmenlerin yanında da asistan olarak çalıştı. İlk filmini 1965'de
çekti. Üçünüzü de Mıhlarım isimli filmin başrolünü Yılmaz Güney
üstlenmişti.
Sinema tarihimize ilk kadın yönetmen olarak geçen Bilge Olgaç, önce
erkek gibi davranmayı seçmişti. O günlerde yaşadıklarını şöyle
anlatıyor: "Genç bir kadındım. Üstelik bu işi kadın olarak ilk kez yapan
insandım. İlk önce bir kadın ne yapabilir diye bakıyorlardı. Kuşkulu bir
bakıştı. Ben de çok sert, bağırıp çağıran bir rolü benimsedim. Fakat
sonradan bu rolden vazgeçtim. Çünkü insanlar artık bana inanıyorlar ve
güveniyorlardı."
Toplumsal sorunlara eğildiği "Linç"i 1970'de, "Bir gün Mutlaka"yı
1975'te çekti. Bu filmlerle dikkatleri üzerinde topladı. 1980'li
yıllarda "Kaşık Düşmanı", "Gülüşan", "Üç Halka Yirmibeş", "İpekçe",
"Kurşun Adres Sormaz" gibi iddialı filmlerle adını yeniden duyurdu.
Televizyonlar ise en çok, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Çetin
Tekindor'un paylaştığı, Çocuklarımı Kim Sevecek isimli filmin
uyarlamasına yer verdi. Beş çocuklu bir ailede ölümcül bir hastalığa
yakalanan annenin, çocuklarına yeni aile aramasını anlatan filmi, en iyi
olmasa da, en bilinen filmlerinden.
Bilge Olgaç, meslek hayatı boyunca bir çok ödül kazandı. 1970'de Adana
Altın Koza Film yarışması'nda, Linç isimli filmi, 3. en iyi film ödülünü
kazandı. 1984'de, 21. Altın Portakal Festivali'nde, Kaşık Düşmanı isimli
filmiyle iki ödül birden aldı. En iyi senaryo ve 3. en iyi film ödülü...
Kaşık Düşmanı filmiyle 7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali'nde
en iyi film ödülü ve basın ödülü sahibi oldu.
Çoğunun senaryosunu kendisinin yazdığı 33 filmi bulunan Bilge Olgaç, 2
Mart 1994'de henüz 54 yaşındayken Taksim'deki evinde çıkan yangın sonucu
yaşamını kaybetti. O günlerde yeni bir filmi henüz bitirmişti. Son
filmi, Bir Yanımız Bahar Bahçe, ölümünden sonra vizyona girdi. Halil
Ergün ve Sibel Turnagöl'ün oynadığı, düşünce suçundan 18 yıl cezaevinde
yatan bir adamın öyküsünü anlatıyordu.
Önceki Sayfa