Paris Pişmiş

paris-pismisİlk Türk kadın gök bilimci. 1912 yılında İstanbul’da doğdu. Kocaman parlak gözleri olan küçük Paris beş yaşında başladığı anaokulunda okumayı söktü. Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni birinci olarak bitirdiğinde Türkçe ve Ermenice’nin yanında, İngilizce ve Fransızca da çok iyi biliyordu Pişmiş. Dil öğrenmeye çok meraklı olduğundan okullarda verilenle yetinmeyip kendi başına çalışmıştı. Okulu birinci bitirdiği için doğrudan üniversiteye geçme hakkına sahip oldu. Bu yaşına dek hırsları ailesi ile olan ilişkilerinde bir sorun yaratmamıştı ama o yıllarda bir kızın üniversiteye gitmek istemesi, karma bir okulda eğitim görmesi, üstelik matematik okuması, döneme göre gayet demokrat ve özgürlükçü olan aile için bile kolay kabul edilebilir bir şey değildi. Resim ve müzik dersleriyle bir süre avutmak istedikleri kızları, birkaç ay sistematik olarak ağlayınca pes ettiler ve Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) Fen Fakültesi’nin Matematik Bölümü’ne kaydını yaptırdılar. O inatçı kız 1933′te Matematik ve Klasik Astronomi Bölümü’nü bitiren ilk kız öğrenci olacaktı.

1937′de Freundlich’in kendisine tez konusu olarak verdiği “Galaksinin Kinematiği ve Dinamiği” gibi hâlâ çözülmeyen noktaların bulunduğu bir alanda çok “parlak” bulunan bir tez verdi. Bir süre sonra eve gelip Paris’in ailesi ile konuşan Fruendlich, onları kızlarını Harvard Rasathanesi’nde ayarladığı bir yıllık burs için Amerika’ya yollamaya ikna etti. Yıldız kümeleri üzerine çalışmaları ve keşifleri bu yıllarda başladı.
Harvard günlerinin ona bir kazanımı da hayat arkadaşı oldu. 1942′de Meksikalı bir modern astrofizik öğrencisi olan Felix Recillas ile evlendi. Çift Meksika’ya yerleşti. İki çocukları ve torunları da onların yollarını izleyecek, üç nesil astronom bir aile olacaktı onlarınki.
Paris Pişmiş Meksika’da yıldızlar ve galaksinin dönmesi üzerine çalışmalarına devam etti. Ulusal Astrofizik Gözlemevi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu; bir yandan ders veriyordu. 1965′te bugün hâlâ kendi adıyla “PIS” olarak anılan tam 23 yıldız kümesi keşfetti.
Pişmiş Meksika Üniversitesi’ndeki görevinden emekli olduktan sonra gökbilim çalışmalarını sürdürdü. Bu arada sık sık Türkiye’ye de geliyor ve keşfettiği “parlak” gençler için yurtdışında burs olanakları peşinde koşuyordu. 2000 yılında hayata veda eden Paris Pişmiş’in bedeni son durağı Meksika’da yakıldıktan sonra kendi arzusu üzerine gökyüzüne savruldu.