Binbirdirek
Batakhanesi
Cevahirli Hanımsultan
Reşad Ekrem Koçu
"Yaşından umulmayacak
şeyler bilen Dilaver, hem başını uzattı hem de gözlerini yumdu. Sahba,
oğlanın yanaklarından öpmek isterken ağzı dudaklar üzerine kayıverdi.
Fakat dudak dudağa iken oğlan gözlerini açınca ve onunla göz göze
gelince Sahba Kalfa öylesine korktu ki Dilaver'i bıraktı ve hemen yerine
dönerek sanki hiçbir şey olmamış gibi altın tepsinin içinden bir küçük
inci aldı ve oğlana göstererek, 'İnci !..' dedi; sersemlemiş olan
Dilaver heyecanla soluyordu, fakat çabuk toplandı, o da hiçbir şey
olmamış gibi, 'Sensin güzellerin genci !..' dedi ve hemen gitti.
Sahba'nın dizi dibine oturdu."
"Kapıdan girince kendinden geçen ve ancak iki üç adım attıktan sonra
Hanımsultan'ı gören Tayyarzade, şehri civeleklik şanından hemen koştu,
ihtiyar yosmanın dizleri üstündeki incili şalın yere sarkmış eteğini
öptü ve kadının önünde el kavuşturup durdu. Hanımsultan evvela
Tayyarzade'yi külah kenarından sarkmış bir tutam civan perçeminden mavi
çiçekli çoraplar içindeki büyük büyük şahbaz ayaklarına kadar şöyle bir
seyretti."
Doğan Kitapçılık
237 sayfa - İstanbul, Şubat 2003
Önceki Sayfa