İş hayatındaki konuşma hataları


Workgroup meeting

Özel hayatımızda istediğimiz gibi davranırız sonuçta ailemiz, arkadaşlarımız ve bizi sevenler var çevremizde. Ama söz konusu iş hayatı olunca konuşma ve kullanılan kelimeler büyük önem taşır. Hem ofis arkadaşlarına bir şeyler anlatmak, hem toplantılarda konuşma yaparken düzgün konuşmak kariyer açısından son derece önemlidir. Peki siz nasıl konuştuğunuzu biliyor musunuz? Heyecanlı, yüksek sesle, küfürlü, noktasız? Kişi bazen nasıl konuştuğunu bilemez. Bunun kolayı var, alın teybi elinize konuşmanızı kaydedin. Arkadaşlarınıza sorun hatta onlardan izin alıp sohbetlerinizi kaydedin. Sonra oturup dinleyin. Hatalarınızı tespit ederseniz hemen düzeltmeye çalışın. Çözüm çok basit: Yüksek sesle kitap okumak ve nefes egzersizi.

Bakalım iş hayatında yapılan 7 kötü konuşma hatası nelermiş? Hazırsanız başlıyoruz:

Sürekli tekrarlanan kelimeler veya kesik kesik konuşmak

Konuşurken “eeee” veya “hımmmm” gibi sesler çıkarmak. Bu sesleri belki bilmeden çıkarıyorsunuz, o sırada söyleyeceğiniz şeyi düşünüyorsunuz. Ama karşınızdakiler bir süre sonra rahatsız olmaya başlayacak. Ya da bir cümle içindeki kelimeleri tekrar tekrar üstüne basarak söylemek, sürekli “dedi, dedim” demek… Bir düşünün siz konuşurken nasılsınız? Akıcı konuşmak aslında hiç de zor değil. Konuşma uzmanları bunun için konuşmalarınızı kaydedip dinlemenizi, sonra kendi kendinize konuşma egzersizi yapmanızı öneriyor.

Çok hızlı konuşma

İnsanlara “Alt yazı lütfen” dedirtmeyin. Kesik kesik konuşanlar gibi çok hızlı konuşanlar da iticidir. Ne dedikleri anlaşılmaz. İnsanlar sık sık “Pardon ne dediniz” diye sözünüzü kesebilir veya söylediklerinizi yanlış anlayabilir. Tamam hızlı konuşmak bir alışkanlık ama hızlı konuşuyorsunuz diye akıcı konuştuğunuzu zannetmeyin. Konuşurken vurgu yapmaya, nokta veya virgül koymaya dikkat edin. Hem insanlar ne dediğinizi anlasın hem de karşılıklı sohbet olsun. Bu kadınların daha çok yaptığı bir konuşma hatasıdır. Zannederler ki çok hızlı konuşunca bir konu hakkında bilgili oldukları anlaşılacak. Tam tersine insanların başını döndürüyorsunuz, bir soluklanın.

Sessiz konuşma

Buna kısık sesle konuşma ve konuşurken kelimeleri yutma da diyebilirsiniz. İnsanlar sizi anlamadığı gibi sık sık “Anlamadım, ne demiştiniz” demek zorunda kalabilir. Zaman zaman yorgun, halsiz veya hasta olabilirsiniz. Hatta bazı ortamlarda alçak sesle konuşmak daha iyidir. Ama sürekli alçak sesle konuşmayı bir alışkanlık haline getirirseniz kariyer hayatınızda sürekli söylediklerinizi tekrarlamak zorunda kalırsınız. Uzmanlar bu tip konuşanların aynı hızlı konuşanlar gibi nefes egzersiziyle aşabileceğini söylüyor. İşin sırrı diyaframı çalıştırmakta yani.

Kelimeleri yayarak konuşmak

Özellikle genç kızlar arasında yaygın olan bu ses tonuyla konuşmak iş hayatında hiç de hoş karşılanmaz. Her şeyden önce karşınızdaki sizin ciddiyetinizden şüphe duyar, ikinci olarak da hiç de profesyonel olmayan bir şımarıklık olarak algılanır. Özel hayatınızda böyle konuşmaya alıştıysanız, evde tek başınızayken konuşma çalışmaları yapabilirsiniz. En güzeli bir kitabın sayfasını veya herhangi bir yazıyı yüksek sesle tane tane okumaya çalışmak.

Kelimeleri yutmak, yuvarlamak

Tamam bazen heyecanlı bir konuşma yaparken “Yom’lu” konuşabilirsiniz. Ama bütün cümlelerinizi bir çocuk gibi yutup yuvarlıyorsanız konuşmanızda bozukluk var demektir. Kariyer hayatınızda iyi bir konuşmacı olmak için kelimeler üzerinde çalışma yapmalısınız

Küfür ve argo

Özel hayatınızda nasıl konuştuğunuz size kalmış. Ama iş hayatında sık sık argo kelimeler kullanmak, küfür etmek sizi son derece itici yapacaktır. Unutmayın çevrenizde bu tür konuşmalardan son derece rahatsız olan insanlar olabilir. Hele hele iş hayatında bir kadının bu tür konuşması, tam anlamıyla bir felaket… Ne demişler çeneni çalıştırmadan önce aklının kontrol et.

Yarı İngilizce yarı Türkçe konuşmak

Buna plaza dili diyoruz. Genelde kolejde okumuş, yurt dışında eğitim almış gençlerin başlattığı bir akım. Bulaşıcı hastalık gibi herkesin diline dolaşıyor. Hatta bazen toplantılarda söyledikleri kelimenin Türkçe karşılığını bulamıyorlar bile. Tamam bazı teknik terimlerin Türkçe karşılığı olmayabilir veya Türkçe’de de artık kullanmaya alışılmış kelimeler olabilir. Ama iş hayatında düzgün Türkçe kullanmak her zaman büyük önem taşır. Şimdi İngiltere’ye gidip yarı İngilizce yarı Türkçe konuşsanız yüzünüze bön bön bakarlar değil mi? Hem ofiste herkes İngilizce bilmek zorunda değil. Siz siz olun akıcı ve düzgün Türkçe kullanmaya gayret edin.