Kimdir Figen Onur Ertan?
Kış mevsiminin başlangıcında
doğmuşum. Yıl 1965, aylardan kasım. Hem de 5'i. Feci halde akrep burcu
yani... Konuşmayı, çok konuşmayı radyodan, okuma ve yazmayı da
gazetelerden öğrenmişim. Bu nedenle 5 yaşında gazeteci olmaya ve dünyayı
dolaşmaya karar verip, bu kararımı ancak 13 yıl sonra hayata
geçirebildim.
(Aslında gazetecilik
mikrobu bana orta okulda bulaşmıştı. Duvar gazetesi çıkarıyorduk, bu
sayılmıyor mu? Peki peki...).
İlk ve orta öğrenimimi
İstanbul'da, lise ve üniversite tahsilimi de İzmir'de yaptım. 18 yaşında
üniversite ile birlikte gazeteciliğe de başladım İzmir'de. Ekonomi,
polis-adliye, magazin, hatta hastane muhabirliği bile yaptım bu süre
içinde. Amacım, gazeteciliği iyice öğrenmekti...
Dokuz Eylül İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olduğumda Türkiye'nin
ilk ekonomi gazetesi olan Ticaret Gazetesi'nde ekonomi muhabiri olarak
çalışıyordum.
Özel televizyonların
cazip bir şekilde göz kırpmaya başlamasıyla, ben de televizyoncu oldum.
Kanal Ege'de başlayıp, "İzmir bana dar geliyor" diyerek hayatımın ilk 15
yılının geçtiği İstanbul'a kesin dönüş yaptım... Televizyon haberciliği,
program, canlı yayın, montaj, vs vs vs...
90'lı yılların sonlarına
doğru, Türkiye daha 'İnternet ne ki, ısırır mı?" derken, hobi olarak
başladığım web tasarımı da kariyerimin yeni bir boyutunu oluşturdu.
Gazete ve televizyon haberciliğinden sonra, çok daha hızlı davranmayı
gerektiren internet haberciliğini de yaptım ekibimle... Aralarda gazete
ve dergilerde köşe yazılarım oldu. 2001'den beri Radyo Kozmos'da
hazırlayıp sunduğum Feminet ile beraber basın sektörünün beş dalını da
"Yaptım ve yapıyorum" demekten gurur duyuyorum (Yani, gazete, dergi,
televizyon, radyo ve internet yayıncılığı ve bunlarda muhabirlik,
editörlük, yazarlık, yöneticilik, sunuculuk).
15 Eylül 2003'de
gazetecilikte 21. yılıma bastım. Şu anda 'çok' serbest gazeteci olarak
yine çocukluktan kalan kitap yazma hayalimi gerçekleştirmeye
çalışıyorum.
Kendime yarattığım boş
zamanlarımda yağlı boya resim yapıp (Ne olduklarını ne ben ne de
bakanların tam olarak anlayamadığı); sayısı yaklaşık yüzü bulan
saksılarımın içindeki bitkilere bakıcılık yapıyorum (Bazılarının boyu
benden de uzun). Zaman zaman da, hobi olarak İtalyan ve Meksika mutfağı
üzerine ihtisas yapmaya çalışıyorum (En acı sosu hazırlama konusunda
iddialıyım). Bulmaca yazarlığı ve fotoğraf da hobilerimin arasında.
Sporun her türünü
severim. Özellikle futbol ve boks maçları ile otomobil yarışlarını
seyretmeyi... Yaptığım sporlar ise: Yüzme, dalgıçlık,
avcılık, tenis ve araba kullanmak.
Önümüzdeki 10 yıl içinde
hedeflerim, kadın sorunlarına duyarlı ciddi kadın programları ve
gazetede bu formatta bir sayfa hazırlamak. Hayalimdeki kitapları yazmak.
Off road yarışlarına katılmak, iyi bir yelkenci olmak, tenis maçında
Mert'i yenmek ve 50 yaşına geldiğimde gurme sıfatını kazanabilmek.
Bu arada, 9 yıldır Mert
ile evliyim ve hala çok mutluyuz.
(Bakınız)
Meslek hayatımda aldığım
toplam 15 ödülün plaketleri ise, atıldığı raflarda toz toplamaktan başka
bir işe yaramıyor.
Önceki Sayfa