Ayrılmamız gerek…

ayrilikKendinizi sürekli mutsuz hissediyorsunuz, çoğu şey size zevk vermiyor. Onunla beraberken sürekli gergin ve asık suratlısınız. Hatta ondan uzak olduğunuzda rahat nefes alıyorsunuz. Hareketleri batıyor, sözleri acıtıyor… Belki de ilişkinizi masaya yatırmanın zamanı geldi. Kurtarılacak bir şey kaldıysa zaten bugüne kadar bir şeyler yapardınız ama kurtarmak bir yana kurtulmak istediğinizi düşünüyorsanız, bu işaretlere dikkat. Artık o adımı atıp ayrılmanın zamanı geldi demektir:

Ayrılık hayalleri:
Acaba ayrılsanız hayat nasıl olurdu? Diye düşünmeye başladıysanız, onsuz bir hayatın hayalini kuruyorsanız, kafanızda bu iş bitmiş. Sadece harekete geçmekte tereddüt ediyorsunuz. Belki eski günlerin güzelliği durduruyor sizi, belki alışkanlık, belki de tek başına kalma korkusu. Bir ilişkide ayrılık kelimesi telaffuz edilmesi bile o ilişkide çatlak olduğunu gösterir. İyi düşünün.

Mutlu değilsiniz!
Artık onunla beraber olmaktan zevk almıyorsunuz. Kendinizi mutsuz hissediyorsunuz. Nedense onun bir açığını yakalasanız çok mutlu olacakmış gibi hissediyorsunuz. Birarada olmamak için bahaneler yaratmaya çalışıyorsunuz. Mutsuz olduğunuz için resmen ondan kaçar hale geldiniz. Uzatmaya ne gerek var? Boşuna kendinize hayatı zehir etmeyin.

Yanımda ama uzakta: Kendi dünyasına gömülüyo, sizi oraya sokmuyor. Sanki kilometrelerce uzakta. Artık onun kim olduğunu bile tanıyamıyor “Benim sevdiğim adam nerede” diyorsunuz. Kendinizde ona bir şey soracak, sarılacak ya da güvenecek cesareti bulamıyorsunuz. Demek ki artık siz bir çift değilsiniz ve onun sizin hayatınızda bir önemi yok.

Hep kavga, sürekli kavga: İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeylerden kavga ediyorsunuz. Bazen size durduk yere bağırıyor, kaba davranıyor. Aranızdaki saygı bitmiş, yerlerde sürünüyor. Hele hele işin içine bir de küfür ve şiddet girdiyse, nokta koymanın zamanı geldi de geçiyor demektir. Huzurlu ve mutlu olmak varken, sürekli kavga hem ilişkiyi hem ömrü yıpratır.

Konuşmuyorsunuz: İletişim neredeyse sıfır. O size bir şey anlatmıyor, nasıl olduğunuzu sormuyor. Siz de her şeyi sürekli içinize atar haldesiniz. Sorunlarınızı, sıkıntılarınızı, her şeyinizi kendinize saklıyorsunuz. Belki de konuşacak ortak konunuz bile kalmadı. Ne kadar kötü, paylaşım bitmiş. İlişki de bitmiş, görün artık.

Nerede o eski sevişmeler: İkiniz de artık kaçıyorsunuz. O hep yorgun stresli veya hasta. Adeta sizinle sevişmemek için bahane üretiyor. Siz de istemiyorsunuz zaten. Ee? Duygu bitmiş, seks bitmiş. Neden hala berabersiniz?

Farklı hayatlar: Onun öncelikleri farklı ve siz giderek arka sıralara düşüyorsunuz. Size daha az değer veriyor sanki önemsemiyor. Artık hayatlarınız farklı yönlere gitmeye başlamış sanki. Ve bu farklı hayatların kesişme noktaları giderek azalıyor. Bu bir ilişkinin bittiğinin en büyük belirtisidir, dikkate alın.

Ayrı yataklar: Eğer aynı evde yaşıyorsanız ve artık aynı yatakta yatmıyorsanız. Biriniz yatak odasında öteki her gece salonda televizyonun karşısındaki koltukta. Birbirinize sarılarak yatmak, uyumadan önce sohbet etmek, cilveleşmek artık mazide kalmış.

Hayatlarınız ayrılmış, yataklarınız ayrılmış, ruhlarınız ayrılmış. Boşuna ızdırap çekmeyin, ayrılık vakti gelmiş.